İzlanda'nın ılıman iklimi, Atlantik Okyanusu'ndan kuzeye sıcaklık taşıyan kritik akıntı ağı (AMOC) tarafından şekilleniyor. Bu akıntılar olmasaydı, ada çok daha buzlu ve fırtınalı bir yer olurdu. Bilimsel kanıtlar arttıkça, İzlanda hükümeti alışılmadık ve sert bir hamle yaparak bu riski resmen 'ulusal güvenlik tehdidi' olarak nitelendirdi ve üst düzey bir müdahale başlattı.
AMOC ÇÖKÜŞÜNÜN KÜRESEL ETKİLERİ
AMOC'un durmasının etkileri küresel bir felakete yol açabilir. ABD ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde deniz seviyeleri yükselecek, Asya ve Afrika ülkelerini etkileyen muson sistemleri bozulacak. Avrupa'da kış aylarında 'derin dondurucu' soğuklar yaşanacak ve deniz buzu güneye, Birleşik Krallık'a kadar yayılacak. Almanya'daki Potsdam Üniversitesi'nden Stefan Rahmstorf, İzlanda'nın 'ciddi bir bölgesel soğumanın merkezine yakın olacağını' ve ülkenin deniz buzlarıyla çevrilebileceğini belirtti.
VAROLUŞSAL TEHDİT KARARI
İzlanda Çevre, Enerji ve İklim Bakanı Jóhann Páll Jóhannsson, bunu bir 'varoluşsal tehdit' olarak nitelendirdi. AMOC'un çöküşünün balıkçılık da dahil hayati endüstrileri, altyapıyı ve ulaşımı mahvedebileceğini söyledi. Bu karar, ağustos ayında yayınlanan ve AMOC'un gelecekteki istikrarı hakkında 'ciddi endişeler' yaratan son araştırmaların ardından alındı. Eylül ayında İzlanda Ulusal Güvenlik Konseyi, bu potansiyel çöküşü resmen ulusal güvenlik riski olarak belirledi.
BİLİMSEL UYARILAR VE HÜKÜMET HAMLESİ
Giderek artan sayıda araştırma, AMOC'un yavaşladığını gösteriyor. Bunun nedeni, küresel sıcaklıkların yükselmesinin, AMOC'un gücünü aldığı hassas ısı ve tuzluluk dengesini bozmasıdır. Bilim, herhangi bir çöküşün olasılığı ve zamanlaması konusunda hâlâ net bir fikre sahip olmasa da, bazı çalışmalar bunun bu yüzyıl içinde gerçekleşebileceğini öngörüyor. Bakan Jóhannsson, bu kararın tehdidi anlamak ve en kötü sonuçları önlemek için yüksek düzeyli, koordineli bir hükümet müdahalesi anlamına geleceğini vurguladı.



