DÜNYA
Yayınlanma : 24 Ocak 2026 03:28

Kansere karşı vücudun gizli silahı bulundu: İlaçsız tedavi devrimi yolda mı?

Kansere karşı vücudun gizli silahı bulundu: İlaçsız tedavi devrimi yolda mı?
Vücudun doğal yollarla kanserle mücadele etme mekanizması üzerine yapılan araştırmalar, ilaçsız tedavi umutlarını yeşertiyor. 25 yıllık veri ve antikor çalışmaları sonucunda umut vadeden ilk bulgular elde edildi.

Bilim dünyası, vücudun bazı kanser türleriyle kendi başına mücadele etme yeteneğini anlamak ve bu mekanizmadan yola çıkarak yeni tedavi yöntemleri geliştirmek için yoğun bir çalışma yürütüyor. Duke Üniversitesi'nden Dr. Edward Patz ve ekibinin öncülük ettiği araştırmalar, erken aşamalarda umut vadeden sonuçlar ortaya koysa da, henüz başlangıç evresinde oldukları vurgulanıyor.

DOĞAL KORUNMA MEKANİZMASI MERCEK ALTINDA

New York Times'ın aktardığına göre, Dr. Edward Patz, uzun süredir devam eden kanser araştırmalarında, bazı kanserlerin tedavi gerektirmeden ilerlememesi ve hatta zamanla kendiliğinden yok olması gibi dikkat çekici gözlemler yaptı. Bu durumun, ilaç geliştirme süreçleri için kritik ipuçları barındırdığını düşünen Patz ve ekibi, bu gözlemlerden ilham alarak deneysel bir ilaç geliştirdi. Bu ilaç, ilk etapta sınırlı sayıda akciğer kanseri hastası üzerinde denendi. Elde edilen ilk bulgular umut verici olsa da, uzmanlar birçok deneysel ilacın daha geniş çaplı çalışmalarda başarısızlığa uğradığı gerçeğini hatırlatarak temkinli bir iyimserlik sergiliyor. Dr. Patz, bu ilacın yeni bir kanser tedavi türü olabileceği inancıyla Grid Therapeutics isimli bir şirket kurdu.

25 YILLIK VERİ VE ANTİKOR ÇALIŞMALARI

Araştırmaya doğrudan dahil olmayan uzmanlar da bu yenilikçi yaklaşımı yakından takip ediyor. Yale Üniversitesi'nden Dr. Roy Herbst, "Henüz çok erken aşamada olsa da, fikir oldukça dikkat çekici" şeklinde yorum yaparken, Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nden Dr. David Barbie ise yöntemin etkinliğinin henüz kesin olarak kanıtlanmadığının altını çizdi. Dr. Patz'ın çalışmaları, akciğer kanseri hastalarından 25 yıl boyunca titizlikle toplanan doku, kan ve serum örneklerine dayanıyor. Ekip, kanserin nüks etmediği hastalarda bağışıklık sisteminin rolünü incelerken, kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı "moleküler kalkanı" etkisiz hale getirerek bağışıklık hücrelerinin tümörü hedef almasını sağladığı belirlenen GT103 adlı bir antikor üzerine odaklandı.

HAYVAN DENEYLERİ VE İLK KLİNİK TESTLER

Hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar elde edilmesinin ardından, GT103 antikoru ileri evre akciğer kanseri hastalarında güvenlik amacıyla test edildi. Standart tedavilere yanıt vermeyen 31 hastayı kapsayan bu çalışmada, hastaların yaklaşık üçte birinde tümör büyümesi geçici olarak durduruldu ve bir hastada tümör tamamen ortadan kalkarak iki yıldır herhangi bir hastalık belirtisi görülmedi. Araştırmacılar daha sonra antikoru, Merck'in immünoterapi ilacı olan pembrolizumab (Keytruda) ile birlikte test etti. Ancak bu kombine tedavide sonuçlar sınırlı kaldı; bazı hastalarda tümörler bir süre stabil kaldıktan sonra yeniden büyüdü. Uzmanlar, yöntemin etkinliğinin net bir şekilde ortaya konabilmesi için kontrol gruplarını da içeren, yüzlerce hastayı kapsayan geniş ölçekli klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Dr. Simon, "Asıl yanıtı almak için çok daha büyük çalışmalar yapmalıyız" diyerek bu ihtiyacı vurguladı.