EKONOMİ
Yayınlanma : 25 Aralık 2025 09:21

Kredi kartları alarm veriyor: Borçlu sayısı 10 ayda 1,8 milyonu aştı

Kredi kartları alarm veriyor: Borçlu sayısı 10 ayda 1,8 milyonu aştı
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşen kişi sayısı 10 ayda 1,8 milyonu aştı, bu da finansal sıkışmışlığın arttığını gösteriyor.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin son verileri, hane halkının finansal sıkışmışlığını net bir şekilde ortaya koydu. Artan hayat pahalılığı karşısında nakit alım gücü düşen vatandaşlar, temel ihtiyaçlarını karşılamak için giderek daha fazla kredi kartına yöneliyor. Bu durum, yasal takip rakamlarına da sert bir şekilde yansıdı.

EKİM AYINDA YASAL TAKİP RAKAMLARI

TBB Risk Merkezi'nin 'Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı' istatistiklerine göre, Ekim ayında bireysel kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe intikal eden kişi sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla artış gösterdi. Sadece Ekim ayında kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşen kişi sayısı 153 bin 378 olarak kaydedilirken, bireysel kredi borcundan dolayı yasal sürece girenlerin sayısı 123 bin 753 oldu. Bu tablo, kredi kartlarının artık bir 'harcama tercihi' değil, zorunlu bir finansman aracı haline geldiğini ortaya koydu.

YILIN İLK 10 AYINDA ÇARPIK TABLO

Ocak-ekim dönemine bakıldığında ise tablo daha çarpıcı hale geldi. Yılın ilk 10 ayında bireysel kredi ve kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe intikal eden kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 1 milyon 810 bine ulaştı. Risk Merkezi verileri, bankacılık sistemindeki riskin de büyüdüğüne işaret ediyor. Ekim ayı itibarıyla kredi kartlarını da kapsayan bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 142 artışla 261 milyar TL'ye yükseldi.

UZMANLARIN UYARISI VE GELECEK RİSKLER

Uzmanlara göre nakit gelirlerin erimesi ve harcamaların kredi kartına kayması, borçların çevrilememesine yol açıyor. Gelir-gider dengesinin bozulmasıyla birlikte kredi kartları üzerinden biriken borç yükü, önümüzdeki dönemde yasal takip ve batık kredi riskinin daha da artabileceğine işaret ediyor. Bu durum, ekonomik sıkıntıların derinleştiğini ve acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor.