İstanbul'da bir kreşte yaşanan akılalmaz olaylar zinciri, 3 yaşındaki U.'nun vücudundaki morlukların bir aile mücadelesiyle ortaya çıkmasıyla gün yüzüne çıktı. Kreş yönetiminin "Arkadaşım itti" yönlendirmesine rağmen U.'nun evdeki "Öğretmen sopayla vurdu" itirafı, olayın karanlık yüzünü aydınlattı.
KREŞ YÖNETİMİNDEN AKIL ALMAZ SAVUNMA
Olayın başlangıcı, 1 Aralık 2025'te anne U.'yu kreşten almaya gittiğinde yaşandı. Çocuğun göğüs ve boynundaki derin morlukları fark eden anneye, okul yönetimi 'Silivri'de düştüğünü' iddia etti. Ancak annenin en son hamileyken Silivri'ye gittiği gerçeği, bu savunmanın ne kadar temelsiz olduğunu gösterdi. Çocuk daha sonra evde, öğretmenlerin kendisini "Arkadaşım itti" diye tembihlediğini ancak öğretmenin sopayla vurduğunu itiraf etti. Aile, 27 Aralık'ta Alibeyköy Çocuk Şube'ye başvurarak ifade verdi ve soruşturma başlatıldı.
SES KAYITLARI KREŞTE YAŞANAN DEHŞETİ GÖSTERDİ
Olayın peşini bırakmayan baba, ses ve görüntü teknolojileri uzmanı olması sayesinde kan donduran bir gerçeğe ulaştı. İBB Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'ndan aldığı montajlı görüntüleri analiz eden baba, arka plandaki ses kayıtlarında çocuk çığlıklarını ve bir erkeğin ağır küfürlerini duydu. Çocukların "Öğretmenim yapma, U.'ya vurma, altıma yaptım" şeklindeki yalvarışlarının müzik ve anonslarla bastırılmaya çalışıldığı tespit edildi. Pedagog eşliğinde ifadesi alınan U. ise spor öğretmeninin cinsel istismarda bulunduğunu ve diğer öğretmenlerin de olay anında orada olduğunu belirtti.
PEDOFİLİ ŞEBEKESİ İDDİASI VE TRAVMA BELİRTİLERİ
Anne, kreşte bir "pedofili şebekesi" olduğunu iddia ederek, "Burası bir kreş değil, adeta Epstein Adası" dedi. Çocukların tuvalete ve üst kata zorla götürülüp istismar edildiğini öne sürdü. 31 Aralık 2025 tarihli Adli Tıp raporu, U.'nun vücudunda olayla uyumlu sıyrıklar olduğunu doğruladı. Aile görüşmecileri ise çocukta; ebeveynlerinin kalçasına dokunma, bebeksi davranışlara dönüş, kekemelik, alt ıslatma gibi ağır travma belirtileri gözlemledi. Aile, okul müdürü ve öğretmenler hakkında suç duyurusunda bulunurken, İBB yönetiminin olayı örtbas etmeye çalıştığını ve personelin hala görevde olabileceğini belirtti.



