ABD ve İsrail'in İran'a yönelik düzenlediği saldırılar, küresel emtia piyasalarında büyük bir şok etkisi yarattı. Enerjiden tarım ürünlerine kadar birçok kritik malın fiyatı ani bir artış gösterdi. Bu durum, Rusya'nın artan gelirlerine rağmen, yaşanan arz şokunun sınırlı bir şekilde telafi edileceği öngörüsünü beraberinde getiriyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI TEHDİT ALTINDA, ARZ ŞOKU DERİNLEŞİYOR
İran'ın ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı verdiği yanıtla tırmanan çatışmalar, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın fiilen devre dışı kalma riskini beraberinde getirdi. Bu gelişme, küresel emtia piyasalarında son yılların en büyük arz şoklarından birini tetikleyerek petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve tarım ürünlerinde ciddi tedarik aksaklıklarına yol açtı. Bu süreçten en kısa vadeli ekonomik avantajı elde eden ülkelerin başında enerji ihracatçısı Rusya geliyor.
RUSYA'NIN GELİRLERİ ARTIYOR, ANCAK KALICI KAZANÇ ZORLU
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, krizin başlangıcından bu yana küresel petrol arzında günlük yaklaşık 10 milyon varillik bir kayıp yaşanırken, Brent petrolün varil fiyatı hızla 100 doların üzerine çıkarak 120 dolar seviyelerine ulaştı. Artan enerji fiyatları, enerjiye bağlı üretim maliyetleri üzerinden maden ve tarım emtialarının da değerlenmesine neden oldu. Yaptırımlar nedeniyle gelir kaybı yaşayan Rusya, bu durumdan doğrudan olumlu etkilenerek gelirlerini artırdı. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) verilerine göre, savaşın ilk iki haftasında Rusya'nın petrol, gaz ve kömür ihracatından elde ettiği gelir 7,7 milyar avroya ulaştı. Ancak uzmanlar, üretim sınırlamaları, altyapı sorunları ve artan lojistik maliyetler nedeniyle Rusya'nın bu avantajı kalıcı bir stratejik kazanca dönüştürmekte zorlanabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, Rusya'nın amonyum nitrat gübresi ihracatını geçici olarak durdurması, küresel gıda sektöründeki endişeleri daha da artırdı.



