Mısır ve Fransa'nın ortaklaşa yürüttüğü 'PHAROS' projesi, denizin derinliklerinde tarihi bir keşif gerçekleştirdi.
DEV PARÇALAR SUYUN ALTINDAN ÇIKTI
Suyun altından çıkarılan nesneler, sıradan taşlar değil. Bulunan 22 anıtsal blok, her biri 70 ila 80 ton ağırlığında olan devasa parçalardan oluşuyor. Bu büyük parçalar; lentolar, kapı pervazları ve granit bloklardan oluşarak, bir zamanlar gemilere yol gösteren muazzam fenerin giriş kapısını süslüyordu.
DİJİTAL ORTAMDA YENİDEN İNŞA EDİLECEK
Peki bu taşlarla ne yapılacak? Fener yeniden mi inşa edilecek? Cevap: Hem evet hem hayır. Dassault Systèmes Vakfı ve bilim insanları, bu dev blokları dijital ortamda bir araya getiriyor. Parçalar milimetrik hassasiyetle taranıyor ve tarihçilerin ve mimarların yardımıyla, İskenderiye Feneri sanal dünyada 'orijinal haline' en yakın şekilde yeniden inşa ediliyor. Yüzyıllar önce depremle yıkılan bu efsane, teknoloji sayesinde dijital olarak 'diriliyor.' MÖ 3. yüzyılda inşa edilen İskenderiye Feneri, 100 metreyi aşan boyu ile 1600 yıl boyunca 'dünyanın en yüksek insan yapımı yapısı' unvanını korumuştu. 1303 yılındaki büyük depremle yıkılan fenerin taşları, daha sonra bir kale yapımında kullanılmıştı. Şimdi ise o görkemli tarih, suyun altından tekrar bize göz kırpıyor.



