BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 16 Nisan 2026 23:07

Müzik endüstrisinde 'yapay gündem' gerçeği: Sosyal medyadaki popülerlik ne kadar gerçek?

Müzik endüstrisinde 'yapay gündem' gerçeği: Sosyal medyadaki popülerlik ne kadar gerçek?
Müzik dünyasında Geese ve Katseye gibi grupların popülerliklerinin ardında, sosyal medya hesapları üzerinden yapay gündem oluşturan pazarlama firmalarının olduğu iddiaları inceleniyor. Bu durum, dijital platformlardaki gerçek ilginin manipü

Son dönemde müzik dünyasında ve genel olarak dijital platformlarda 'yapay gündem' (psyop) tartışmaları alevlenmiş durumda. Özellikle genç sanatçıların ani yükselişleri ve viral hale gelen içerikleri, bu tür pazarlama taktiklerinin bir sonucu mu sorusunu akla getiriyor. Örneğin, Geese adlı Brooklyn merkezli indie rock grubunun büyük bir ilgi görmesi ve "Getting Killed" albümünün ardından her yerde karşımıza çıkması, bazı çevrelerce "yapay gündem" olarak nitelendirildi. Hatta grubun solisti Cameron Winter'ın Carnegie Hall'daki solo performansı, bazı dinleyiciler tarafından "yeni nesil Bob Dylan'ın doğuşu" olarak yorumlandı. Ancak bu durum, grubun popülerliğinin pazarlama firması Chaotic Good ile çalıştığı ve bu firmanın binlerce sosyal medya hesabı üzerinden trendler yarattığı iddialarıyla daha da karmaşıklaştı.

PAZARLAMA STRATEJİLERİNİN BOYUTU

Chaotic Good gibi firmalar, hedefledikleri sanatçı veya ürünler için sosyal medyada yapay bir popülerlik oluşturmak amacıyla devasa bir hesap ordusu kullanıyor. Bu firmaların kurucularından Andrew Spelman, Billboard'a verdiği röportajda, "TikTok'ta görüntüler elde etmek çok kolay. Sadece trend olan sesleri paylaşıyorsunuz. Ama sanatçılar kendi müziklerini tanıtmak istiyorlar," diyerek bu stratejiyi açıklıyor. Amaç, bir şarkının veya içeriğin trend olduğunu veya ilgi gördüğünü simüle etmek için yeterli sayıda hesap ve etkileşim yaratmak. Bu durum, internetteki birçok viral başarının aslında titizlikle planlanmış bir pazarlama kampanyasının sonucu olabileceği gerçeğini ortaya koyuyor. Bu strateji sadece müzik endüstrisiyle sınırlı değil; teknoloji ve moda gibi sektörlerdeki genç girişimciler de aynı yolu izliyor. Örneğin, Phia adlı moda uygulamasının kurucuları Phoebe Gates ve Sophia Kianni, üniversite öğrencilerini maaşlı olarak çalıştırıp uygulama hakkında videolar çektirerek bir tür "içerik çiftliği" oluşturduklarını kabul ediyor. Bu yaklaşım, izleyicilerin videoları bir bağlamdan bağımsız olarak izlemesi ve içerik üreticisinin hesabının tamamını incelememesi prensibine dayanıyor.

GERÇEK İLGİ Mİ, YÖNLENDİRİLMİŞ BİR ALGI MI?

Bu tür pazarlama taktiklerinin yaygınlaşması, tüketicilerin algılarını manipüle etme potansiyeli taşıyor. Chaotic Good'un ofisinin iPhone'larla dolu olduğu ve bu telefonların sosyal medya hesapları oluşturmak için kullanıldığı bilgisi, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Firmanın kurucularından Jesse Coren'ın "İnternetin çoğu manipülasyondur... İnternetteki her şey sahtedir," şeklindeki açıklaması da bu algıyı pekiştiriyor. "Ölü İnternet Teorisi"nin de işaret ettiği gibi, botlar tarafından üretilen içeriğin web'de büyük bir paya sahip olması muhtemel. Bu durum, sadece trend seslerin paylaşılmasıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda firmaların, müşterileriyle ilgili videolara yorum yaparak anlatıyı kontrol altına alma çabalarını da içeriyor. Geese grubu için "endüstri bitkisi" (industry plant) olarak adlandırılmak bir hakaret olsa da, Katseye gibi global grupların "Pop Star Academy" adlı Netflix belgeseliyle endüstri tarafından nasıl şekillendirildikleri açıkça ortaya konuyor. Bu belgesel, genç yeteneklerin nasıl birer insan billboard'a dönüştüğünü ve ürün satmak için kullanıldığını gösteriyor. Sonuç olarak, Geese'in bir "yapay gündem" olup olmadığı veya Katseye'nin "endüstri bitkisi" olup olmadığı sorusu, izleyicilerin ve hayranların bu tür pazarlama stratejilerine karşı net sosyal normlar belirleyip belirlemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Tüketiciler, kendi belirleyecekleri sınırlar dahilinde, hangi büyümenin gerçek, hangisinin manipüle edilmiş olduğuna karar vermek durumundalar.