İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun işgal altındaki Suriye topraklarına yaptığı tartışmalı ziyaret, bölgedeki gerilimi tırmandırarak diplomatik krizi derinleştirdi. Bu provokatif hareket, uluslararası toplumdan hızla sert tepkiler alırken, Suriye'nin toprak kayıplarının boyutları da gözler önüne serildi.
PROVOKATİF ZİYARET VE ASKERİ MESAJLAR
Netanyahu, işgal altındaki bölgede Savunma Bakanı Israel Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Shin Bet Başkanı David Zini ile birlikte askerlere hitap etti. Konuşmasında, "Buradaki kapasitemize - hem savunma hem saldırı açısından- çok büyük önem veriyoruz. Dürzi müttefiklerimizi korumak ve özellikle İsrail devleti ile Golan Tepeleri'nin karşısındaki kuzey sınırını güvence altına almak için buradayız." ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI HUKUK İHLALİ VE TEPKİ SELİ
Netanyahu'nun ziyareti, İsrail ile Suriye arasında yeni bir güvenlik anlaşması için yürütülen müzakerelerin çıkmaza girdiği iddialarıyla aynı döneme denk geldi. Birleşmiş Milletler durumu "en hafif tabirle endişe verici" olarak değerlendirirken, Şam yönetimi bu hareketi "işgalin meşrulaştırılması girişimi" olarak tanımladı. Katar Dışişleri Bakanlığı adımı "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirdi, Ürdün ise İsrail'in "provokatif uygulamalarını derhal durdurması" çağrısında bulundu.
GENİŞLEYEN İŞGAL VE SALDIRI BOYUTLARI
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, İsrail ordusunun 8 Aralık 2024'ten bu yana Suriye'ye 1000'den fazla hava saldırısı düzenlediğini ve 400'den fazla kara saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Anadolu Ajansı muhabirinin verilerine göre, İsrail son bir yıl içinde 800 kilometrekarelik yeni Suriye toprağını ele geçirdi. Bu dramatik genişleme, bölgedeki işgalin ulaştığı boyutları acı bir şekilde ortaya koyuyor.



