İlaç keşfi, yeni molekülleri belirleyerek farmasötik ürünler geliştirme sanatı olarak biliniyor ve geleneksel yöntemlerle son derece zaman alıcı, zorlu ve maliyetli bir süreç. Ancak, yapay zeka ve ileri veri teknolojilerini kullanan yeni bir biyoteknoloji şirketleri dalgası, bu süreci hızlandırmak ve kolaylaştırmak için çalışıyor. 2024'te kurulan Chai Discovery de bu şirketlerden biri. Kurucuları, 12 aydan kısa bir sürede yüz milyonlarca dolar yatırım toplamayı ve Silikon Vadisi'nin en etkili yatırımcılarının desteğini almayı başararak, büyüyen bir sektördeki en parlak firmalardan biri haline geldi.
MİLYAR DOLARLIK DEĞERLEME VE DEV İŞ BİRLİĞİ
Aralık ayında Seri B finansman turunu tamamlayan Chai Discovery, 130 milyon dolar ek yatırım alarak 1.3 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Geçtiğimiz Cuma günü ise ilaç devi Eli Lilly ile bir iş birliği anlaşması duyurdu. Bu anlaşma kapsamında Eli Lilly, yeni ilaçlar geliştirmesine yardımcı olması için Chai'nin yazılımını kullanacak. Şirketin Chai-2 adlı algoritması, hastalıklarla savaşmak için gerekli proteinler olan antikorları geliştirmek üzere tasarlandı. Chai, moleküller için bir tür 'bilgisayar destekli tasarım paketi' olmayı umuyor.
SEKTÖRDEKİ İNANANLAR VE ŞÜPHECİLER
Bu anlaşma, Eli Lilly'nin NVIDIA ile San Francisco'da 1 milyar dolarlık bir yapay zeka ilaç keşif laboratuvarı kurmak için iş birliği yapacağını açıklamasından kısa bir süre önce duyuruldu. Ancak sektör, geleneksel ilaç geliştirmenin zorluğu nedeniyle bu yeni teknolojilerin büyük bir etki yaratmasının olası olmadığını düşünen şüphecileri de barındırıyor. Buna karşın, Chai'nin önemli destekçilerinden General Catalyst'in genel müdürü Elena Viboch, şirketin hizmetlerini benimseyen biyofarma firmalarının sonuç göreceğinden emin olduklarını belirtti. Eli Lilly'nin TuneLab programının başındaki Aliza Apple da, Chai'nin ürününe olan güvenini ifade etti.
OPENAI'DEN GELEN KÖKLER
Chai, iki yıldan az bir süre önce kurulmuş olsa da, şirketin kökleri altı yıl öncesine, kurucuları ile OpenAI CEO'su Sam Altman arasındaki görüşmelere dayanıyor. Kuruculardan Josh Meier, 2018'de OpenAI'da araştırma ve mühendislik ekibinde çalışmıştı. Meier şirketten ayrıldıktan sonra, Altman, Meier'in eski üniversite arkadaşı Jack Dent'e potansiyel bir iş fırsatı hakkında sordu. Dent, o sırada Stripe'da mühendis olarak çalışıyordu. Altman, Dent'e Meier'in bir proteomik şirketi (protein çalışmalarına odaklanan) üzerinde iş birliği yapmaya açık olup olmayacağını sordu. Dent olumlu yanıt verse de, Meier o dönemde teknolojinin henüz yeterli olmadığını düşünüyordu ve Facebook'un araştırma ekibine katıldı. Meier, Facebook'ta Chai'nin şu anda yaptığı çalışmaların önemli bir öncüsü olan ilk transformer protein-dil modeli ESM1'in geliştirilmesine yardım etti. Daha sonra üç yılını, ilaç yaratmaya odaklanan başka bir yapay zeka biyoteknoloji firması olan Absci'de geçirdi. 2024'te Meier ve Dent, nihayet Altman ile orijinalde konuştukları proteomik şirketini kurmaya hazır hissettiler. OpenAI, Chai'nin ilk tohum yatırımcılarından biri oldu. Meier ve Dent, diğer kurucular Matthew McPartlon ve Jacques Boitreaud ile birlikte Chai'yi, San Francisco'nun Mission mahallesindeki OpenAI ofislerinde çalışarak kurdu. Dent, şirketin hızlı büyümesinin anahtarının, son derece yetenekli bir ekip kurmak olduğunu söylüyor.



