ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı operasyonların ikinci haftasına girilirken, Türkiye ve küresel piyasalarda daha karamsar bir tablo hakim. Savaşın ekonomik yansımaları Türkiye'de giderek daha belirgin hale geliyor. Çatışmaların 28 Şubat'ta başlamasından bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz satışlarının yaklaşık 25.5 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.

REZERV ERİMESİ VE YURT İÇİ TALEPLER
Rezervlerdeki bu önemli erimenin büyük bir kısmı, 'sıcak para' olarak nitelendirilen yabancı portföy çıkışlarından kaynaklanıyor. Buna rağmen, yurt içinde yerleşik kişilerin döviz talebinde belirgin bir artışın gözlenmemesi, ekonomi yönetiminin döviz kurunu her koşulda savunacağına dair güçlü bir piyasa beklentisinin devam ettiğini gösteriyor.
PARA POLİTİKASINDA SIKIŞMA İHTİMALİ
Artan rezerv baskısı, para politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Temmuz ayından bu yana beş faiz indirimi gerçekleştiren Merkez Bankası, son toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu. Ancak uluslararası finans kuruluşları, bundan sonraki süreçte para politikasında daha sıkı bir duruş sergilenme ihtimalinin arttığı görüşünde. Citigroup ekonomistleri, TCMB'nin son karar metninde 'gevşeme eğiliminin' ortadan kalktığına dikkat çekerek, rezervler üzerindeki baskı sürer ve dolarizasyon eğilimi güçlenirse, 'doğrudan sıkılaşma' yani faiz artırımı adımının değerlendirilebileceğini belirtiyor. Kurum, nisan ayında politika faizinin değiştirilmeden 'pas geçileceğini' öngörüyor. Goldman Sachs analistleri de enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde ek baskı yaratabileceğini ve rezerv kayıplarını hızlandırabileceğini vurguluyor. Kurum, 22 Nisan'daki Para Politikası Kurulu toplantısında 300 baz puanlık bir faiz artışı ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Diğer yandan, BBVA Research temel senaryosunda TCMB'nin haziran ayında faiz indirimlerine yeniden başlamasını beklerken, Societe Generale ise TCMB'nin hazirana kadar faiz oranını değiştirmeyebileceğini değerlendiriyor. BBVA Research, Orta Doğu'daki çatışmanın 4-5 hafta gibi kısa bir sürede sona ereceği temel senaryosuna dayanarak, yıl sonu enflasyon tahminindeki yüzde 25'lik orana 1-1.5 puanlık yukarı yönlü risk ekliyor.


