İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasındaki dev petrokimya tesisine düzenlenen hava saldırısı ve Katar'dan gelen ağır hasar raporları, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Petrol fiyatları, güne varil başına 65 dolar seviyelerinden başlayarak saatler içinde 112 dolara fırladı ve piyasalarda 'felaket' senaryoları konuşulmaya başlandı. Panik dalgası hızla Avrupa'ya ulaştı ve bazı ülkeler akaryakıt satışlarına acil durum kısıtlamaları getirdi.
KRİZİN MERKEZİNDE İRAN VE KATAR VAR
Krizin merkez üssü, dünyanın en büyük doğalgaz sahasını barındıran İran'ın Güney Pars petrokimya kompleksi. İran İslam Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Tasnim haber ajansına konuşan Petrol Bakanlığı yetkilileri, tesisteki yangının kontrol altına alındığını bildirdi. Ancak olayın hemen ardından, Katar'ın devasa enerji merkezi Ras Laffan sanayi bölgesinde de İran kaynaklı tehditler nedeniyle büyük hasar meydana geldiğinin rapor edilmesi, arz endişelerini zirveye taşıdı.
FİYATLARDA TARİHİ ARTIŞ YAŞANDI
Orta Doğu'dan gelen bu haberler, fiyatlama mekanizmalarını tamamen bozdu. Brent ham petrolünün gösterge fiyatı, Asya işlemlerinde salı günkü kapanışa göre yüzde 5'ten fazla artış gösterdi. Her ne kadar fiyatlar 9 Mart'taki 116,78 dolarlık savaş zirvesinin bir miktar altında kalsa da, tek gün içinde yaşanan bu devasa sıçrama piyasa uzmanları tarafından 'tam bir felaket' olarak yorumlanıyor.
VATANDAŞIN GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLENDİ
Enerji piyasasındaki bu jeopolitik kaos, doğrudan vatandaşın günlük yaşamını vurmaya başladı. Avrupa'da ilk panik dalgasının vurduğu Slovenya, benzin istasyonlarında oluşabilecek yığılmaları ve karaborsayı engellemek için akaryakıt satışlarına resmi kısıtlamalar (kota) getirdi. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise enflasyonun en büyük tetikleyicisi olan benzin fiyatları, ülke genelinde galon başına 5 dolar sınırına ulaşarak tüketici üzerinde devasa bir baskı yarattı.



