GÜNDEM
Yayınlanma : 12 Şubat 2026 08:56

Profesör Üşümezsoy'dan şok iddia: Marmara'da büyük deprem enerjisi kalmadı, İstanbul için asıl risk Silivri-Kumburgaz hattında

Profesör Üşümezsoy'dan şok iddia: Marmara'da büyük deprem enerjisi kalmadı, İstanbul için asıl risk Silivri-Kumburgaz hattında
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara'da büyük deprem enerjisi kalmadığını iddia ederek İstanbul için asıl riskin Silivri-Kumburgaz hattında olduğunu ve büyük deprem senaryosunun geçersizleştiğini öne sürdü.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul'da beklenen olası depreme ilişkin kamuoyunda yaygın olan senaryolara karşı çıkarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Üşümezsoy, Marmara Denizi'ndeki bazı fay segmentlerinde büyük bir deprem oluşturacak düzeyde enerji birikimi bulunmadığını öne sürdü ve özellikle Adalar segmentinin riskinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

ADALAR HATTI BÜYÜK DEPREM ÜRETEMEZ

Üşümezsoy, Adalar hattının 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem için yeterli stres taşımadığını, bu nedenle büyük bir sarsıntı üretecek enerji birikiminin olmadığını iddia etti. Bu açıklama, İstanbul depremi tartışmalarında yaygın kabul gören senaryolara meydan okuyor ve bilimsel verilerin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacını gündeme getiriyor.

ASIL RİSK SİLİVRİ İLE KUMBURGAZ ARASINDA

Üşümezsoy, İstanbul'u etkileyebilecek olası bir deprem için dikkatleri Silivri ile Kumburgaz arasındaki yaklaşık 25 kilometrelik hatta çekti. Bu hattın 2009'dan beri risk taşıdığını belirten profesör, burada meydana gelebilecek bir depremin büyüklüğünün 6.0 ile 6.5 arasında olabileceğini ifade etti. Bu öngörü, kent için daha dar ve spesifik bir risk alanını işaret ediyor.

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ SENARYOSU MASADA DEĞİL

Üşümezsoy, Kuzey Marmara genelinde sıkça dile getirilen 'büyük İstanbul depremi' senaryosunun artık geçerli olmadığını ileri sürdü. 1999 depreminden bu yana bu söylemle uluslararası fonlar sağlandığını, ancak kaynakların deprem hazırlığı için doğru kullanılmadığını savundu. Yanlış fay modelleri üzerinden politika üretilemeyeceğini vurgulayarak, fay hatlarının doğru analizinin bilimin görevi olduğunu ekledi.