Coğrafi işaretlerin balın niteliği, özellikleri ve kalitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Demir, "Coğrafi işaretle sahte balın önüne geçilmiş oluyor. Coğrafi işaretli ballar, hem balımızın katma değerini artırıyor hem de tüketiciye güven veriyor. Ayrıca, Avrupa ülkelerinde pazarlanması açısından da kolaylık sağlıyor," dedi.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE REKOLTE DÜŞÜŞÜ
Demir, Türkiye'de yıllık bal üretiminin yaklaşık 100 bin ton seviyesinde olduğunu ifade ederek, iklim değişikliği nedeniyle bazı bölgelerde yaşanan rekolte düşüşünün diğer bölgelerdeki üretimle telafi edildiğini aktardı. Bu yıl iklimsel koşulların olumsuz etkilerinin çam balı üretimiyle dengelendiğini belirten Demir, "Sahte balla mücadele sayesinde balımız yavaş yavaş hak ettiği değeri bulmaya başladı. Şu anda marketlerde sahte bal satışı ciddi oranda azaldı," diye ekledi.
ARICILARIN SORUNLARI VE DESTEK BEKLENTİSİ
Sahte balların özellikle lokanta, otel ve pazar yerlerinde satışının önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığından destek beklediklerini ifade eden Demir, bu mücadelede her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını vurguladı. Ucuz malzeme ve şeker kullanılarak üretilen sahte balların arıcıları zor durumda bıraktığını belirten Demir, "Arıcılarımız bu ürünlerle rekabet etmekte zorlanıyor ve ciddi mağduriyetler yaşıyor. Bizim görevimiz sahadaki sorunları Bakanlığımıza iletmek ve çözüm için yol göstermek. Bakanlığımız sektörümüze sahip çıkıyor. Önümüzdeki süreçte daha güçlü adımlar atılmasını bekliyoruz," şeklinde konuştu.



