İskele bölgesindeki bir mandırada tespit edilen şap hastalığı vakaları, adada endişe yarattı. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz ve Hayvan Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu, hastalığın yayılmasını önlemek için alınması gereken tedbirler konusunda uyarılarda bulundu.
Biyogüvenlik ve Hayvan Hareketlerinin Kısıtlanması Şart
Veteriner Dairesi Başkanlığı öncülüğünde oluşturulan Teknik Komite'de yer alan Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, hastalığın kontrol altına alınması için hayvan yetiştiricileri ve toplumun bilinçli hareket etmesinin önemini vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi de biyogüvenlik önlemlerine titizlikle uyulması, hayvan hareketlerinin kısıtlanması, aşılama programlarının aksatılmaması ve yalnızca resmi makamların yönlendirmelerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, şap hastalığının insanlara nadiren bulaştığını ve genellikle hafif seyrettiğini ifade ederken, çiğ süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Resmi denetimlerden geçmiş, güvenilir kaynaklardan temin edilen et ve süt ürünlerinin tüketiminde ise bir sakınca bulunmadığı kaydedildi.
Erken Müdahale ve Karantina Hayati Rol Oynuyor
Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz, şap hastalığının çift tırnaklı hayvanları etkileyen, son derece bulaşıcı bir viral enfeksiyon olduğunu belirterek, ateş, iştahsızlık, aşırı salya ve ağız ile ayaklarda yaralar gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden yetkili mercilere bilgi verilmesi gerektiğini söyledi. Erken teşhis ve hızlı müdahalenin, hastalığın yayılımını önleme ve hayvan refahını koruma açısından kritik olduğunu vurguladı. Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu ise hastalığın doğrudan temas, solunum yolu, salya, süt, dışkı ve insanlar aracılığıyla hızla yayılabildiğine dikkat çekti. Aşılama yapılmamış hayvanlarda bulaşma oranının yüksekliğine değinen İsfendiyaroğlu, virüsün ısı ve dezenfektanlara karşı dayanıksız olduğunu ancak salya, yem ve toprak gibi ortamlarda uzun süre bulaşıcılığını sürdürebildiğini ifade etti.
Aşılama Programlarına Eksiksiz Uyum Toplumsal Sorumluluktur
Hastalığın yayılmasını önlemek için sıkı karantina tedbirleri, hayvan hareketlerinin kısıtlanması veya durdurulması gerektiğini belirten Dr. İsfendiyaroğlu, aşılama ve gerektiğinde itlaf uygulamalarının en etkili mücadele yöntemleri arasında yer aldığını söyledi. Enfekte çiftliklerde giriş-çıkışların ciddi dezenfeksiyon işlemlerine tabi tutulması gerektiğini vurgulayan İsfendiyaroğlu, mezbahaya sevk edilen hayvanları ve hayvansal ürünleri taşıyan araçların da düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Darbaz, bu süreçte hayvan yetiştiricilerinin bilinçli ve sorumlu davranmasının büyük önem taşıdığını, aşılama programlarına eksiksiz uymanın hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.



