DÜNYA
Yayınlanma : 10 Nisan 2026 14:36

Savaş sonrası İran'ın yükselişi: ABD'nin beklentilerinin aksine kartlar ters mi döndü?

Savaş sonrası İran'ın yükselişi: ABD'nin beklentilerinin aksine kartlar ters mi döndü?
ABD Başkanı Trump'ın 'İran'ın elinde koz kalmadı' söylemine karşın, Hürmüz Boğazı'nı kontrol eden İran'ın savaş sonrası elinin güçlendiği belirtiliyor. İran, ticari geçişleri düzenleyerek ve belirli ülkelere öncelik tanıyarak küresel ticare

ABD Başkanı Donald Trump'ın, iki haftalık bir ateşkes molasına giren İran'a karşı yürüttüğü savaşta ülkenin elinde hiçbir koz kalmadığı yönündeki açıklamalarına karşın, son gelişmeler farklı bir tabloyu ortaya koyuyor. Dünya petrolünün önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü elinde bulunduran ve Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkesi zorlayan İran'ın, Trump'ın iddia ettiği kadar zayıf bir konumda olmadığı belirtiliyor.

İran, Savaş Sonrası Yeni Bir Küresel Güç mü Oluyor?

ABD merkezli The New York Times'ın haberine göre, 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından İran, elinde önemli yeni kartlarla çıktı. Uluslararası basında yer alan yorumlara göre bu gelişmeler, İran'ı yeni bir küresel güce dönüştürme potansiyeli taşıyor. Savaşta başarıyla çıkan İran karşısında, İsrail basını ABD-İsrail koalisyonunun hiçbir amacına ulaşamadığını dile getiriyor. Savaşın duraklaması deniz yolculuğunu daha güvenli hale getirmiş olsa da, bölgedeki geçişlerin diplomatik açıdan kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Zira İran'ın en güçlü kozlarından biri, kontrolündeki Hürmüz Boğazı.

Hürmüz Boğazı Üzerindeki İran Kontrolü Devam Ediyor

Son haftalarda dünya petrol ihracatının ana yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişler, füze ve mayın saldırıları nedeniyle büyük risk taşıyordu. Trump yönetimi, su yolunun petrol tankerlerine ve gemilere hızla açılacağını vaat etmiş olsa da, nakliye analistlerine göre İran, Boğaz üzerindeki sıkı denetimini sürdürüyor. Tahran yönetimi, önceliği yalnızca kendisiyle doğrudan ticaret yapan veya kendisine düşman gözüyle bakmayan ülkelerin gemilerine veriyor. Bu durum, Boğaz'ı kullanan onlarca ülkeyi İran ile görüşmeye itiyor. ABD Başkanı İran'ı anlaşmaya zorlamaya çalışırken, Avrupa ve Asya ülkeleri İran'la anlaşma yapmak zorunda kalıyor. Denizciler, modern dünyada İran ve ABD arasında adeta bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Lloyd’s List Intelligence kıdemli analisti Bridget Diakun, "İranlılar sefer güvenliğini sağlamak için belirli ülkelerle müzakere etmeye istekliler ancak bunu sadece vaka bazında gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar. Trump yönetimi müttefiklerini İran ile müzakere masasına oturmaya zorluyor çünkü şu an için ufukta başka bir seçenek görünmüyor" açıklamasını yaptı. İranlılar, küresel ticaret akışını bozma yeteneğini kendi çıkarları doğrultusunda sonuna kadar kullanıyor.

İran'la İş Yapan Ülkeler Avantaj Sağlıyor

İran'ın kısıtlamalarından bu yana boğazdan geçen ilk Batı Avrupa gemisinin bir Fransız şirketine ait olması tesadüf değil. Bu güvenli geçiş, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Trump'ın savaş yönetimini hedef almasından hemen sonra gerçekleşti. EOS Risk Group danışmanlık firması başkanı Martin Kelly, "Fransa kendisini savaş konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile aynı hizada olmayan ve dolayısıyla İran'a düşmanlık beslemeyen bir konumda tuttu. Bu hamle muhtemelen Avrupa’nın geri kalanına gönderilmiş net bir mesajdı" dedi. İran, kendisiyle iş yapan ülkeleri ödüllendirme yoluna gidiyor. Türkiye ve Hindistan gibi geçiş izni alan ülkeler ya İran ile ticaret yapıyor ya da savaşta tarafsız bir tutum sergiledi. Bu durum, Türk ve Hint gemilerinin geçişini kolaylaştırdı. Türkiye, mahsur kalan 15 gemisi için İranlı yetkililerle temaslarını sürdürüyor ve Türk gemileri yapılan anlaşmalarla Boğaz'dan sorun yaşamadan geçti, ancak bu anlaşmalar ABD ile değil, İran ile yapıldı. Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkeler ihracat bağımlılıkları nedeniyle harç fikrine sıcak bakmıyor. Pakistan ise yakında İslamabad'da Başkan Yardımcısı JD Vance ile bir İran heyetini ağırlayacak. İki taraf kalıcı bir çözüm üzerinde çalışacak olsa da, İran bu esnada boğazdaki baskısını azaltmıyor. İran medyası, petrol tankerlerinin Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik İsrail saldırılarını protesto etmek amacıyla durdurulduğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatipzade, boğazın herkese açık olduğunu ancak gemilerin İran ordusuyla koordinasyon kurması gerektiğini belirtti. Bu durum, nakliye şirketlerini İran topraklarına daha yakın olan Larak rotasını kullanmaya zorluyor. İran yönetimi, gemi başına 2 milyon dolar geçiş ücreti almayı ve bu parayı altyapısını onarmak için kullanmayı planlıyor. Bu durum, İran'a nükleer program gibi konularda önemli bir koz sağlıyor. Hindistan, ateşkes öncesinde sekiz gemisi için geçiş izni aldı ve yedi yıl aradan sonra İran'dan ilk petrol sevkiyatını gerçekleştirdi. Uzmanlar, şu anda Basra Körfezi'ne girmek veya oradan çıkmak için bekleyen yaklaşık bin gemi olduğunu tahmin ediyor.