POZİTİF Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ayas, Türkiye'nin dış ticaret hacmindeki artışın, şirketleri hem hız hem de kontrolü bir arada sunmaya zorladığını belirtti. Ayas, bu durumun bordro ve insan kaynakları gibi kritik süreçlerde standardizasyon, dijitalleşme ve mevzuat uyumunu zorunlu kıldığını vurguladı. Veriye dayalı, entegre ve dış kaynakla desteklenen modellerin, yönetim ekiplerinin stratejik konulara odaklanmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
İK SÜREÇLERİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE MANUEL YÖNTEMLER
Murat Ayas, 2022 verilerine göre Türkiye'de işletmelerin yaklaşık yüzde 60'ının personel ve İK yönetimi için yazılım kullanırken, yüzde 40'ının hala manuel yöntemlerle ilerlediğini açıkladı. Özellikle özlük işlemlerinde fiziksel evrak kullanımının yaygınlığının, denetlenebilir kayıt ve süreç standardı ihtiyacını artırdığını belirtti. Buna rağmen, şirketlerin büyük bir bölümünün İK süreçlerinde dijital çözümlere yatırım yapma eğiliminde olduğunu gözlemlediklerini ekledi. Dijital araçların yaygınlaşmasıyla birlikte hızın yanı sıra veri bütünlüğü ve raporlanabilirlik beklentisinin de yükseldiğini dile getiren Ayas, bu nedenle İK ve bordro yönetiminin artık tekil görevler toplamı olmaktan çıkıp, uçtan uca uyum ve verimlilik alanına dönüştüğünü sözlerine ekledi.
OUTSOURCE BORDRO MODELİ VE ENTEGRE ÇÖZÜMLER
Ayas, bu dönüşümün en kritik noktasının 'uyum + otomasyon' dengesini kurmak olduğunu vurguladı. Mevzuatın sık sık güncellendiği yapılarda, doğru kayıt ve süreç tasarımının rekabet avantajı sağladığını belirtti. İK ve bordro süreçlerinin dijitalleşmesinin, sadece hız değil; izlenebilirlik ve karar kalitesini de artırdığını ifade etti. Şirketlerin manuel takipten entegre platformlara geçişiyle birlikte, yönetim zamanının stratejik alanlara kaydığını gözlemlediklerini söyledi. Bu doğrultuda Pozitif Güç Şirketler Grubu'nun, bordrolama, insan kaynakları yönetimi, SGK danışmanlığı, mali müşavirlik ve vergi-iş hukuku danışmanlığını entegre bir çatı altında sunduğunu anlattı. Grup, Arel Üniversitesi TEKMER iş birliğiyle geliştirilen E-İK360 Entegre İnsan Kaynakları Platformu gibi dijitalleşme odaklı projelerle bu dönüşümü desteklediklerini kaydetti. Ayas, bordro yönetiminin yüksek doğruluk ve sürekli mevzuat takibi gerektirmesi nedeniyle en çok zaman tüketen operasyonlardan biri olduğunu, outsource modellerinin ise maliyet avantajı, operasyonel verimlilik ve mevzuat karmaşıklığını uzmanlığa devretme gibi nedenlerle tercih edildiğini belirtti. Otomasyonun, bordro ve zaman yönetimi modülleriyle İK operasyonlarında önemli zaman tasarrufu sağladığına dair bulguların dikkat çekici olduğunu ekledi. Entegre İK yazılımlarının operasyonel maliyetleri düşürdüğünü ve tekrar eden iş yükünü azaltarak ekiplerin çalışan deneyimi ve yetenek yönetimi gibi alanlara daha fazla zaman ayırmasını sağladığını aktardı. Bu sayede şirketlerin hem uyum hem de verimlilik tarafında daha ölçülebilir bir yönetim düzenine geçtiğini belirtti.



