İran'ın 10 milyonluk devasa nüfusuyla başkenti Tahran, son yılların en ciddi su kriziyle boğuşuyor. Altı yıldır süren kuraklık ve son 50 yılın en kurak sonbaharının ardından, şehre su sağlayan rezervuarların doluluk oranı kritik seviyelere, bazı bölgelerde ise yüzde 10'un altına düştü. Kasım ve Aralık başındaki yağışlar, tarihsel ortalamaların yaklaşık yüzde 90 altında kalarak, kent sakinlerini su kesintileri ve düşük musluk basıncıyla baş başa bıraktı.

'Sıfır Günü' Tehlikesi Kapıda
İran Cumhurbaşkanı Pezeşikyan, geçtiğimiz Kasım ayında yaptığı açıklamada, eğer yağışlar gelmezse şehrin bazı bölgelerinin tahliye edilmesi gerekliliğini dile getirmişti. Tahran çevresine düşen sınırlı yağmur, acil baskıyı bir nebze hafifletse de, başkent muslukların tamamen kuruması tehlikesiyle yüz yüze. New York Times'ın haberine göre, Tahran 'Sıfır Günü' riskiyle karşı karşıya kalan son büyük metropol oldu. Bu terim, 2017'de Cape Town'un su kaynaklarının tükenme noktasına gelmesiyle gündeme gelmişti.

İklim Değişikliği ve Yanlış Yönetim Çift Etkisi
Orta Doğu ve özelde İran, küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor. İklim değişikliği, İran platosundaki yağış döngüsünü dramatik bir şekilde değiştiriyor; kışlar kısalıp kuraklaşırken, Zagros ve Alborz dağlarındaki kar örtüsü azalıyor. Küresel ısınmanın yanı sıra, İran'ın su altyapısındaki yatırım eksikliği ve tarım ile sanayiyi desteklemek amacıyla açılan yüz binlerce kaçak kuyu, mevcut su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.

Başkenti Taşımak Çözüm mü?
Hızlı kentleşme, artan nüfus ve su tüketimindeki kontrolsüz yükseliş, krizi daha da derinleştiriyor. 1940'larda yaklaşık 700 bin olan Tahran nüfusu, bugün 10 milyona ulaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Pezeşikyan'ın önerdiği radikal çözüm olan başkenti Umman Körfezi kıyısına taşımak, projenin lojistik zorlukları ve milyarlarca dolarlık maliyeti nedeniyle, İran'ın yaptırımlar ve ekonomik zorluklar altındaki mevcut durumuyla daha da karmaşık bir hal alıyor.


