Merkez bankalarının hükümetlerden bağımsız olması gerektiği ilkesi, küresel ölçekte eşi benzeri görülmemiş bir kuşatma altında. İngiliz ekonomi dergisi The Economist'in analizine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Federal Rezerv (Fed) üzerindeki baskısı, bağımsızlığa vurulan en ağır darbe olarak yorumlanıyor.
SİYASİ BASKI DÜNYA GENELİNDE ARTIYOR
Trump yönetimi Fed'in bağımsızlığına karşı sert bir tutum sergilerken, benzer baskılar dünyanın dört bir yanındaki merkez bankalarında da görülüyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik istikrarın teminatı olarak kabul edilen bağımsız merkez bankası modeli, artık siyasetçilerin hedefinde. Borç batağındaki hükümetler, faiz kararlarını ekonomik olmaktan çok bütçeyi etkileyen siyasi bir mesele haline getiriyor.
GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARDA TEHDİT ALTINDA
Japonya, İngiltere, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları da siyasi baskı altında. Japonya'da faiz artışlarını eleştiren siyasetçiler, İngiltere'de merkez bankasının faizlerini kesme önerileri, Fransa'da artan borç yükü ve ECB ile tartışma tehditleri bu durumu gözler önüne seriyor. Endonezya'da 'yük paylaşımı' adı altında bütçeye kaynak aktarımı, Nijerya ve Türkiye'de görevden almalar, Gana'da artan baskı, merkez bankası bağımsızlığının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Buna rağmen tahvil piyasalarının sakin kalması, Powell'ın direnişi ve siyasetçilerin enflasyon korkusundan kaynaklanıyor olabilir. Ancak merkez bankalarının bağımsızlığına yönelik saldırılar artsa da, bu modelden vazgeçmek büyük bir kumar olarak görülüyor.



