Türkiye, yüksek kur, enflasyon ve faiz sarmalında sıkışmış yerli üretici ve ihracatçıların zorlu ekonomik şartlarla mücadele ettiği bir dönemde, ABD'ye 'şirin' görünmek adına ithalatta ek gümrük vergilerini kaldırdı. Bu karar, ülkenin kalkınmasına yönelik adımlar atmak yerine dış ilişkileri önceliklendiren bir politika olarak eleştirilerin odağına oturdu.

ABD İLE TİCARETTE DENGELER BOZULDU
22 Eylül 2025'te yürürlüğe giren düzenlemenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşme öncesinde alınması dikkat çekiciydi. Kararın ardından açıklanan dış ticaret verileri, uygulamanın ABD lehine işlediğini net bir şekilde ortaya koydu. Yüzde 10 ile yüzde 70 arasında değişen ek gümrük vergilerinin karşılıklı müzakereler, diplomatik iyileşme ve ticaret hacmini artırma gibi gerekçelerle kaldırıldığı iddia edilse de, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri bu iddiaları çürütüyor.
İTHALATTA YÜZDE 27.9 ARTIŞ, İHRACATTA DÜŞÜŞ
2025 yılının ekim ve kasım aylarında, bir önceki yıla kıyasla ABD'den yapılan ithalat tutarı 724.5 milyon dolar artarken, Türkiye'nin ABD'ye ihracatı ise 286.2 milyon dolar azaldı. 2022, 2023 ve 2024 yıllarının ekim aylarında yaklaşık 1.2 milyar dolar civarında seyreden ithalat hacmi, Ekim 2025'te 1.8 milyar dolara çıkarak yaklaşık 550 milyon dolarlık bir artış gösterdi. Kasım ayında da bu artış eğilimi devam ederek 1.5 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Ekim ve kasım aylarında toplam ithalattaki bu artış yüzde 27.9'a ulaşırken, aynı dönemde ihracattaki oransal düşüş yüzde 10'u buldu. Pirinç, sert kabuklu meyveler, alkollü içecekler, tütün, taşkömürü ve otomobil gibi ürünlerde uygulanan ek verginin kaldırılması, Türk çiftçisi, üreticisi ve ihracatçısı üzerindeki olumsuz etkinin gelecekte daha da artacağı öngörülüyor. Bu durum, ABD'nin çiftçilerine 12 milyar dolarlık destek paketi hazırladığını açıklamasının hemen ardından Türkiye'nin kendi üreticisini dezavantajlı duruma düşürmesiyle ironik bir tablo oluşturdu.


