EKONOMİ
Yayınlanma : 04 Nisan 2026 10:47

Avrupa Enerji Bataklığında: 24 Bin Şirket İflas Etti, Bağımlılık El Değiştirdi

Avrupa Enerji Bataklığında: 24 Bin Şirket İflas Etti, Bağımlılık El Değiştirdi
Avrupa, Rus gazından ABD LNG'sine bağımlı hale gelirken, yerli kaynak üretimindeki bürokratik engeller ve sanayinin yavaşlaması 24 bin şirketin iflasına yol açtı. Kıtayı enerji güvenliği ve bağımsızlık ikilemi bekliyor.

Orta Doğu'daki gerilimler küresel enerji arzını yeniden tehdit ederken, Avrupa Birliği üyesi 27 ülke tanıdık bir çıkmazla karşı karşıya. Rus gazına olan bağımlılığını sona erdirme çabaları, kıtayı Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazına (LNG) aşırı derecede bağımlı hale getirdi. Yerli kaynakların üretimindeki bürokratik engeller ise bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor.

Rus Gazından ABD LNG'sine Geçiş: Bağımlılık El Değiştirdi

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası Avrupa'nın enerji portföyünde köklü değişimler yaşandı. 2021'de %40 olan Rus gazı payı %13'e, petrol payı ise %29'dan %1'e geriledi. Bu boşluğu dolduran LNG'nin yarısından fazlası artık ABD'den geliyor. Avrupalı diplomatlar, stratejinin kağıt üzerinde değiştiğini ancak bağımlılığın sadece el değiştirdiğini vurguluyor. Katar'dan yapılan ithalatın azalması olumlu bir gelişme olsa da, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir aksama küresel fiyatları tetikleyebilir.

Yerli Kaynaklar Varken Üretimde Dramatik Düşüş ve Bürokratik Engeller

Avrupa, önemli yerli enerji kaynaklarına sahip olmasına rağmen üretimde ciddi bir düşüş yaşıyor. Milenyum başından bu yana petrol üretimi yarıdan fazla azalırken, Hollanda deprem riskleri nedeniyle Groningen gaz sahasını kapatmak zorunda kaldı. Almanya'da hidrolik kırma (fracking) yöntemiyle gaz ihtiyacının dörtte birinin karşılanabileceği belirtilse de, çevresel endişeler ve mevcut yasaklar bu potansiyeli engelliyor. Romanya'daki Neptun Deep projesi ve Polonya'daki yeni rezervler umut verse de, bürokrasi süreci yavaşlatıyor. Gaz tüketimini %18 azaltmayı başaran AB'nin bu başarısı, talebin verimlilik artışından değil, sanayinin yavaşlamasından kaynaklanıyor. Geçen yıl 24.000 şirketin iflas etmesi, sanayinin üretimini durdurduğunu gösteriyor. Kimya devlerinin %72 kapasiteyle çalışması, 1991'den beri görülen en düşük seviye. Yenilenebilir enerjinin payı artsa da, doğalgaz fiyatları düştüğünde tüketici kısa vadeli maliyete odaklanıyor. Finlandiya'daki Olkiluoto 3 nükleer reaktörünün 18 yılda tamamlanması, nükleer enerjinin kısa vadeli krizlere çözüm olamayacağını gösteriyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de belirttiği gibi, güvenilir ve uygun fiyatlı enerjiden uzaklaşmak "stratejik bir hata" olabilir. Avrupa, kısa vadeli acil durum önlemleri ile uzun vadeli enerji bağımsızlığı arasında sıkışmış durumda ve bu kriz, kıtanın "kendi ayakları üzerinde durma" sözünü tutup tutamayacağını belirleyecek.