Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun artması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonist baskıları tetikleyerek küresel merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentileri 'şahinleştirdi'. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, piyasalarda risk algısını artırırken enerji arzına ilişkin endişeleri derinleştiriyor.
ENERJİ ARZINDAKİ KISITLAMALAR PİYASALARI VURDU
İran'ın enerji arzını daha da kısmalayabileceği endişeleri, petrol fiyatlarını yukarı çekerken Uluslararası Enerji Ajansı'nın stratejik rezervlerini piyasaya sürme çabası dahi fiyatlardaki yükselişi durduramadı. Bu durum, artan petrol fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği korkusuyla merkez bankalarını daha temkinli bir para politikası izlemeye itiyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ilk faiz indirimini temmuz ayına erteleyebileceğini ve yıl genelindeki indirim sayısının iki yerine bire düşebileceğini gösteriyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) için de daha sıkı para politikası beklentileri güçlenirken, İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz indirimi beklentilerini koruyor gibi görünse de, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) nisan ayında faiz artırımına gideceği öngörüleri artıyor.
EKONOMİSTLERDEN UYARI: SIKI PARA POLİTİKASI KAÇINILMAZ MI?
Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Yönetmen Yardımcısı Makbule Deniz, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın merkez bankalarını yeniden sıkı para politikası eksenine doğru yönlendirdiğini belirtti. Deniz, küresel finans piyasalarında para politikalarındaki ayrışma temasının jeopolitik riskler nedeniyle hızla değiştiğini vurguladı. Özellikle Orta Doğu'daki gerilimin Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri durma noktasına getirmesi ve Katar'ın LNG üretimini durdurma kararı, enerji piyasalarında 'arz şoku' yarattı. Deniz, enerji maliyetlerindeki artışın gelişmiş ekonomilerde enflasyon beklentilerini yükselttiğini ve her 10 dolarlık petrol fiyatı artışının yıllık enflasyonu yaklaşık 0,5 ila 0,7 puan artırabileceğini belirtti. ABD özelinde benzin fiyatlarındaki artışın da Fed'i temkinli davranmaya itebileceği ve faiz indirimi beklentilerini eylüle öteleyebileceği öngörülüyor. Enerji şokunun, özellikle enerji ithalatçısı Avro Bölgesi için önemli bir belirsizlik yarattığına dikkat çeken Deniz, artan doğal gaz fiyatları sonrası Avrupa'da fiyat tavan uygulaması ve doğal gaz sübvansiyonlarının yeniden gündeme gelebileceğini ekledi. Güncel piyasa koşullarının ECB'nin enflasyon tahminlerini aşması durumunda, bankanın ihtiyatlı yaklaşımını sürdürebileceği ve hatta temmuz ayına kadar iki faiz artışı fiyatlamaların içine girebileceği belirtiliyor. İngiltere'de ise yıl sonuna doğru 10 baz puanlık faiz artırımı ihtimali fiyatlamalar dahilinde yer alıyor. Japonya'da ise zayıf yen ve artan enerji fiyatları, BoJ'un nisan ayında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimalini güçlendiriyor. Ancak Deniz, arz kaynaklı şoklarla mücadelede sadece para politikası adımlarının yeterli olmadığını, eş güdümlü mali teşviklerin de destekleyici ve daha önemli olduğunu vurguladı.



