İzlanda, yaklaşık on yıl önce askıya aldığı Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini yeniden canlandırmak için kritik bir adım atmaya hazırlanıyor. İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, ülkesinin AB ile müzakere masasına oturup oturmayacağına karar vermek üzere önümüzdeki aylarda halk oylamasına gidileceğini duyurdu.
VARŞOVA'DA KRİTİK BULUŞMA
Polonya’nın başkenti Varşova’da Polonya Başbakanı Donald Tusk ile bir araya gelen Frostadottir, düzenledikleri ortak basın toplantısında İzlanda’nın diplomatik geleceğine dair önemli sinyaller verdi. Başbakan Frostadottir, üyelik sürecinden çıkacak sonuçları sabırsızlıkla beklediğini ifade ederken, olası bir katılımın şartlarına dikkat çekti.
İZLANDA'NIN KIRMIZI ÇİZGİLERİ
İzlanda’nın kendine has ekonomik yapısına ve doğal kaynak yönetimine vurgu yapan Frostadottir, "Müzakerelere katılma kararı alırsak, özel konumumuzun ve yaşam tarzımızın dikkate alınması, kaynaklarımızı kullanma biçimimizin net bir şekilde anlaşılması şarttır," diyerek ülkesinin kırmızı çizgilerini hatırlattı. Polonya Başbakanı Donald Tusk ise AB’nin halen güçlü bir çekim merkezi olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek İzlanda’ya açık kapı bıraktı.
AB'DEN ESNEKLİK SİNYALİ
Avrupa’nın krize girdiği yönündeki iddiaları reddeden Tusk, İzlanda gibi stratejik ortakların katılımı için birliğin gerekirse esneklik gösterebileceğini belirtti. Tusk, "İzlanda’nın aramıza katılmasından büyük mutluluk duyarız; bu yolda topluluğun biraz daha esnek olması gerekse bile üzerinde çalışmaya hazırız," sözleriyle sürece destek verdi. İzlanda’nın AB ile olan gelgitli ilişkisi 2009 yılına dayanıyor. 17 Temmuz 2009'da resmi başvurusunu yapan ülke, 2013 yılında hükümet kararıyla müzakereleri askıya almış, 2015 yılında ise bir mektup aracılığıyla adaylık sürecini tamamen sonlandırdığını bildirmişti.



