Japonya'nın özel araştırma gemisi Chikyu, Shizuoka Limanı'ndan ayrılarak Tokyo'nun yaklaşık 1900 kilometre güneydoğusundaki Minamitori mercan atolüne doğru yola çıktı. Bu tarihi görevin amacı, deniz seviyesinin 6 bin metre altından, değerli metaller açısından zengin çamuru doğrudan gemiye çıkarmak. Bu testler, Japonya için yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahip.
ÇİN'DEN BAĞIMSIZLIK YOLUNDA KRİTİK HAMLE
Nadir toprak elementleri, elektrikli araç bataryaları, ileri elektronik sistemler ve savunma sanayii teknolojileri için hayati önem taşıyor. Japonya, bu kritik hammaddelerin yaklaşık yüzde 60'ını halen Çin'den ithal ediyor. Bu oran 2010 yılında yüzde 90 seviyesindeydi. Ancak Pekin'in pazardaki hâkimiyetini sürdürmesi ve ihracat kısıtlamalarını zaman zaman diplomatik baskı aracı olarak kullanması, Tokyo'yu alternatif arayışlara yöneltti. Özellikle hibrit ve elektrikli araçlarda kullanılan güçlü mıknatıslar için gerekli olan "ağır nadir toprak elementleri", Japon sanayisi açısından ayrı bir önem taşıyor ve bu malzemelerin neredeyse tamamı şu anda yalnızca Çin'den temin ediliyor.
TEKNOLOJİK REKOR VE GELECEK HEDEFLERİ
Proje sorumlusu Shoichi Ishii, bu noktaya gelinmesinin yedi yıllık yoğun bir hazırlık sürecinin sonucu olduğunu vurguladı. Ishii'ye göre, 6 kilometre derinlikten maden çıkarılması dünya çapında bir teknolojik rekor olacak ve Japonya'nın kendi hammadde altyapısını oluşturmasının önünü açacak. Chikyu gemisinde 130 kişilik mürettebat ve bilim insanı bulunuyor. Yaklaşık bir ay sürmesi planlanan seferin şubat ortasında tamamlanması bekleniyor. Japon hükümeti, 2018'den bu yana bu alandaki araştırmalara yaklaşık 40 milyar yen (yaklaşık 250 milyon dolar) kaynak ayırdı. Şu aşamada rezervlerin büyüklüğüne dair net bir tahmin bulunmasa da, mevcut testlerin başarıyla sonuçlanması halinde Japonya, Şubat 2027 itibarıyla tam ölçekli endüstriyel üretime geçmeyi hedefliyor.



