Nadir toprak elementleri, küresel metaller pazarının küçük bir dilimini oluştursa da, jeopolitik arenada Çin'in ticaret anlaşmazlıklarında elini güçlendiren önemli bir kozdur. Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler, Çin'in bu hakimiyetini kırmak için adımlar atmaya başladı bile. Yeni madenler açılıyor ve mıknatıs ile motor üretimi için birçok firma ortaya çıkıyor. Ancak bu, yavaş bir süreç.
Çin'in On Yıllardır Kurduğu Hakimiyet
Radify Metals'in kurucu ortağı ve CEO'su Zach Detweiler, "Talihsiz olan şu ki, tüm bir sanayi tabanını destekleyebilmek için, kapasite açısından tam eşleşmiş bir tedarik zincirine sahip olmanız gerekiyor," dedi. Detweiler, özellikle tek bir noktanın göz ardı edildiğini düşünüyor: metal oksitleri saf metallere dönüştüren kısım. "Bu, bizim tanımladığımız bu eksik orta halka," diye ekledi. Metallerin çoğunda, metal oksitlerin oksijenini ayırarak alaşımlarda daha kolay kullanılabilen saf metal bırakan ısı veya su bazlı işlemler kullanılır. Bu işlemler etkili olsa da oldukça kirleticidir.
Plazma Teknolojisi ile Çevreci Bir Alternatif
Uzun süredir bilinen ancak ticari üretimde maliyetli görülen bir diğer seçenek ise plazma kullanmaktır. Plazma, süper enerjik parçacıkların süper ısıtılmış bir çorbası olarak tanımlanabilir. Bu işlemin tek atığı su buharıdır. Şimdi Radify, daha verimli güç elektroniği ve metal tozlarını işlemek için akıllı mühendislik kombinasyonuyla plazma sorununu çözdüğünü düşünüyor. Startup, Overture, Founders Inc., Mana Ventures ve Acequia Capital gibi yatırımcılardan 3 milyon dolara yakın fon topladı. Radify'nin reaktörü, çok çeşitli metal oksitleri dönüştürebiliyor. Şu anda, mıknatıs ve elektroniklerin temel bileşenleri olan iki nadir toprak elementi olan disprosiyum ve neodimiyuma odaklanmış durumdalar. Reaktör içinde, hidrojen plazma oluşturacak şekilde ısıtılır, ardından metal oksit tozu hazneye üflenir ve burada oksijeni ayrıştırılır. Diğer uçtan ise saf metal çıkar. Farklı bir metal üretmek mi istiyorsunuz? Reaktörün çalışma parametrelerini ayarlamanız yeterli. Bu tasarım, şirketin günümüzde endüstrinin kullandığı devasa ekipmanlara kıyasla daha küçük reaktörler yapmasına olanak tanıyor. Bu da üretim maliyetlerini düşürebilir ve esnekliği artırabilir.



