Bilim kurgu filmlerini aratmayan bir keşif, dünyanın enerji geleceğini baştan şekillendirebilir. Yıllarca varlığı göz ardı edilen ve petrolün yerini alabilecek temiz enerji kaynağı 'Beyaz Hidrojen', küresel bir enerji devriminin habercisi oldu. Bilim insanlarına göre, yer altındaki rezervler o kadar devasa ki, insanlığın enerji ihtiyacını tam 170 bin yıl boyunca karşılamaya yetebilir.
Yer altındaki yeni 'altın madeni'
İklim kriziyle mücadele eden dünya, fosil yakıtlardan kurtulmanın yollarını ararken, çözüm beklenmedik bir yerden, ayaklarımızın kilometrelerce altından çıktı. Doğal hidrojen, nam-ı diğer 'Beyaz Hidrojen', yer altındaki yeni 'altın madeni' olarak tanımlanıyor. Yıllarca hidrojenin (H2) doğada saf halde bulunmadığı varsayılıyordu, ancak okyanus tabanlarında ve kıtasal kabukta yapılan son araştırmalar bu düşünceyi tamamen değiştirdi. Fransa'nın Moselle bölgesinde keşfedilen 46 milyon tonluk devasa rezerv, bu değişimin en somut kanıtı olarak öne çıkıyor. 2022'deki küresel hidrojen tüketiminin 90 milyon ton olduğu düşünüldüğünde, sadece tek bir bölgedeki keşfin büyüklüğü bile baş döndürücü bir potansiyel sunuyor.
Karbon emisyonu yaratmayan temiz enerji
Oxford, Durham ve Toronto üniversitelerinden araştırmacıların Nature Reviews Earth & Environment dergisinde yayımladığı çığır açan çalışma, bu kaynağın potansiyelini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, gezegenin jeolojik yapısını haritalandırarak, doğal hidrojen rezervlerinin sanılandan çok daha yaygın ve erişilebilir olduğu sonucuna vardı. Şu an endüstride kullanılan ve 'Gri Hidrojen' olarak bilinen tür, fosil yakıtlardan elde ediliyor ve kilogram başına atmosfere 10 kilogram karbondioksit salıyor. Buna karşılık, yeraltından çıkarılan 'Beyaz Hidrojen' ise tamamen doğal ve karbon emisyonu yaratmayan temiz bir kaynak. Bu özelliğiyle, ulaşım ve elektrik üretiminde petrolü tahtından indirmeye en güçlü aday olarak görülüyor. Bilim insanları artık hidrojeni tüketen mikroplardan kaçınarak rezervlerin yerini tespit edebiliyor ve bu keşifler, enerji piyasasını kökten değiştirecek ticari bir yarışın da başlangıcı olarak görülüyor.



