EKONOMİ
Yayınlanma : 30 Mart 2026 11:27

Gıda krizi kapıda: Küresel azot kapanı açlığı tetikleyebilir

Gıda krizi kapıda: Küresel azot kapanı açlığı tetikleyebilir
Küresel gübre tedarikinde yaşanan ve üç ana kilit noktada yoğunlaşan engellemeler, dünya gıda arzını büyük bir tehlikeye atıyor. Ekim döneminin kapanmasıyla birlikte, zamanında toprağa ulaşmayan gübreler, ilerleyen yıllarda açlık krizini te

Baharın gelişiyle ekilen tohumlar filizlenirken, gübre tedarikindeki küresel aksamalar dünya gıda arzını ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor. Ortadoğu'daki çatışmalar ve siyasi kararlar nedeniyle tarlalara ulaşması gereken gübreler engelleniyor. Bu durum, "azot kapanı" olarak adlandırılan ve ekim döneminin hızla sona ermesiyle birlikte gelecek yılın gıda üretimini tehdit eden bir süreci tetikliyor.

ÜÇ ANA KİLİT TEDARİKİ ENGELLEYOR

Dünya gıda arzını tehdit eden bu krizin temelinde üç stratejik noktadaki eş zamanlı engellemeler yatıyor. İlk olarak, İran Devrim Muhafızları'nın kontrolündeki Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerine geçiş izni verilirken, gübre taşıyan gemiler tamamen engelleniyor. Son 24 gündür bölgeden tek bir gübre sevkiyatı yapılamamış olması, dünyanın üre ihracatının %49'unu ve amonyak ticaretinin %30'unu karşılayan Körfez'deki durumu kritik hale getiriyor. İkinci olarak, dünyanın en büyük amonyum nitrat ihracatçısı Rusya, iç piyasa önceliğini gerekçe göstererek 21 Nisan'a kadar tüm ihracatı durdurdu. Bu karar, Kuzey Yarımküre'nin en yoğun ihtiyaç duyduğu dönemde yılda 4 milyon tonluk bir arzın piyasadan çekilmesine neden oldu. Son olarak, dünyanın en büyük fosfat üreticisi Çin, azot-potasyum karışımları ve fosfatlı gübrelerin ihracatını Ağustos 2026'ya kadar yasakladı. Bu üç engelleme, küresel gübre açığını kapatabilecek tüm yolları tıkamış durumda.

BİYOLOJİK PENCERELER KAPANIRKEN AÇLIK RİSKİ ARTİYOR

Bitkilerin büyüme döngüsü, ekonomik koşullardan bağımsız olarak hücresel süreçlere dayanıyor. Mısır, buğday ve pirinç gibi temel gıdaların belirli bir gelişim aşamasında azot almaması, verimlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açıyor. ABD'de mısır ekim dönemi Nisan ortasında kapanırken, Avrupa'da üst gübreleme çalışmaları devam ediyor, Hindistan ve Bangladeş'te ise pirinç ekimi sürüyor. Dünyanın en büyük üç azot kaynağının kilit altında olması, bu kritik biyolojik pencereyi kapatıyor. Toprağa zamanında ulaşmayan gübre, gelecekteki fiyat artışları veya politika değişiklikleriyle telafi edilemeyecek sonuçlar doğuruyor. Geçmişte Sri Lanka'nın sentetik gübre yasağıyla pirinç veriminin %40 düşmesi ve 2008'deki gübre-petrol fiyat artışlarının 30 ülkede gıda ayaklanmalarına yol açması gibi örnekler, mevcut krizin potansiyel vahametini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu durumun Bangladeş ve Sahra Altı Afrika gibi bölgelerde sadece ekonomik kayıp değil, doğrudan açlık anlamına gelebileceği uyarısında bulunuyor. Savaşların füzelerle verildiği bu dönemde, kıtlığın moleküllerle yaşanacağı ve tohumun DNA'sına işlenmiş biyolojik takvimin durdurulamayacağı belirtiliyor.