EKONOMİ
Yayınlanma : 19 Ocak 2026 10:10

Tarımda destek eksikliği, gıda krizini kaçınılmaz hale getiriyor

Tarımda destek eksikliği, gıda krizini kaçınılmaz hale getiriyor
Ömer Fethi Gürer, tarımsal destek eksikliğinin gıda krizine yol açabileceğini ve çiftçilerin borçlarının hızla arttığını vurguladı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarına dair yaptığı değerlendirmelerde, mevcut rakamların durumu açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

BÜTÇE VE DESTEK ARASINDAKİ FARK

Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçesinin 542 milyar lira olduğunu, ancak Tarım Kanunu'na göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin millî gelirin yüzde 1'ine denk gelen 772 milyar lira olduğunu ifade etti. Açıklanan destek tutarının ise sadece 168 milyar lira olduğunu söyleyen Gürer, bu farkın çiftçilerin ayakta kalmakta zorlanmasının başlıca nedeni olduğunu vurguladı. Gürer, “Bakanlığın bütçesi, kanunen çiftçiye verilmesi gereken desteğin bile altında” diyerek, bu durumun tarımdaki yapısal sorunların çözümünü imkânsız hale getirdiğini savundu. Sulama yatırımları ve iklim krizine karşı önlemler gibi önemli konuların aynı bütçeden karşılanmaya çalışıldığını hatırlattı.

2025 yılının kurak geçtiğini ve birçok üründe ciddi kayıplar yaşandığını belirten Gürer, 2026'da yağışların artmasının çiftçiler için umut yarattığını ancak bunun kalıcı olması için sürecin doğru bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti. “Yağmur var, kar var ama destek yoksa üretici tarlada kalamaz” uyarısında bulundu. Ayrıca, çiftçilerin bankalara olan borcunun 1 trilyon 2 milyar liraya ulaştığını ve BAĞ-KUR prim borcu olan çiftçilere kredi verilmemesinin üretimden kopuşu hızlandırdığını belirtti. “Krediye erişemeyen çiftçi, üretimin dışında kalıyor” dedi. Gürer, çiftçiye verilen desteğin sadece üreticiler için değil, toplumun tamamı için hayati öneme sahip olduğunu dile getirerek, bunun ülkenin gıda güvencesi anlamına geldiğini vurguladı. Geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, TARSİM ve ÇKS kaydı olanlara bile ödemelerin tamamlanmadığını, kaydı olmayanların ise dışarıda bırakıldığını ifade etti. Girdi maliyetlerinin hızla yükseldiğini belirten Gürer, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar her kalemin çiftçilerin belini büktüğünü, ürün tarladan çıktıktan sonra birçok el değiştirdiğini ve bu süreçte fiyatların katlandığını aktardı. Sonuç olarak, üreticinin kazanamadığını, tüketicinin ise pahalı gıdaya mahkûm edildiğini vurguladı. Gürer’in görüşüne göre, eğer çiftçiye zamanında, yeterli ve hak ettiği destek verilmezse, ne üretim sürdürülebilir ne de raflardaki fiyatlar düşebilir. Tarımı ayakta tutmanın yolu, üreticiyi yalnız bırakmamaktan geçiyor.