İsveç'te önümüzdeki 20 yıl içinde, 1940'lar kuşağının çocuklarına devasa bir konut mirası aktarılacak. Bu, modern zamanların en büyük özel servet transferlerinden biri olarak nitelendiriliyor ve yaklaşık 2.000 milyar İsveç kronu (9 milyar 853 milyon 720 bin Türk lirası) değerinde bir varlık el değiştirecek. Sessiz bir devrim olarak adlandırılan bu süreç, toplumun yapısını ve konut piyasasını kökten etkileyecek.
ARZ ŞOKU BEKLENTİSİ
73 yaş ve üzerindeki İsveçlilerin elinde 326.000'den fazla müstakil ev bulunuyor. Bu evlerin miras yoluyla satılması, 1990'lardan bu yana yapılan toplam müstakil ev inşaatından daha büyük bir arz artışı yaratacak. Uzmanlar, bu durumun konut politikası ne olursa olsun, fiyatları ve arz-talep dengesini kökten değiştireceğini vurguluyor. Yaşlıların evlerini satıp küçültmemesinin nedenleri arasında yüksek sermaye kazancı vergisi, yaşlılara uygun konut eksikliği ve emekliler için kredi çekme zorluğu yer alıyor.
EŞİTSİZLİK RİSKİ VE DEVLETİN KAZANCI
Bu miras dalgası, toplumdaki eşitsizliği derinleştirme riski taşıyor. Mirasçılar genellikle 30-64 yaş arası, zaten kendi evi olan ve geliri yüksek kişilerden oluşuyor. Sonuç olarak, sermaye ihtiyacı olanlara değil, mali durumu güçlü hanelere akacak. Bu süreçten en kârlı çıkanlardan biri de İsveç devleti olacak. Satışlardan ve devirlerden doğacak %22 oranındaki sermaye kazancı vergisi, devlet hazinesine yılda yaklaşık 20 milyar İsveç kronu (yaklaşık 98 milyar 531 milyon Türk lirası) kazandıracak, en büyük zirvenin 2036 yılında yaşanması bekleniyor.



